Hemen şimdi kendin için bir şey yapmaya başla!

Yaşantımızı sabote eden olaylar, kişiler hep olacaktır. Hayallerimizin peşinden gitmekten bizi alıkoyan zorunluluklarımız da. En çok kontrol ettiklerimizin aslında büyük bir zaman ve enerji kaybı olduğunu anlamaya başladığımızda enerjimiz değişmeye başlar. Çünkü -mış gibi yaşantılar, kendimizi sevmemize, kendimize odaklanmamıza, önceliklerimizi tespit etmeye, hedef belirlemeye, adım atmaya, umuda ket vurur.

Tek çözüm yolu ise; kalbimizdeki sevgiyi yeniden bulmak, kendimize zaman yaratmak, yeni enerjilere ve fırsatlara izin vermek ve tüm sabotajları bir fırsata dönüştürmektir. Her zaman anda kalabilirsek ve o anın içinde minicik dahi olsa bir ışık olduğunu görürsek, her yaşanılan tersliğin bize yol göstermesine izin vermiş oluruz. Manevi veya maddi hayallerimizin tezahürü, aslında kalbimizdeki sevgiyi yeniden bulmanın da bir yolu.

Kendimize her altı ay için en az üç hedef belirleyerek başlayalım. Ancak bu hedefler tamamen bizi ilgilendiren bize bağlı hedefler olmalıdır. Çocuklarımız, eşimiz, dostumuz için ya da bizlerle onları bizim hayalimizde görme çabası gibi boş hedefler olmamlıdır. Bunlar sadece güzel niyetli dileklerdir. Ve bizden bağımsızdır. Ancak yalnızca bize ait olanlar için çalışabiliriz. Öncelik listemizi yapalım ve her bir maddeye 10 üzerinden puan verelim. Sonra bu hedeflerimiz için sadece beklentisiz bekleyelim. Yani ne zaman, kiminle, nerede olacağını biz kontrol edemeyiz ama niyetimiz ve inancımızla sürece değil sadece sonuca odaklanabiliriz. 6 aylık süreç bilinçaltı için yeterlidir. Artık biz sonuçların bize ait olduğunu hayatımızda varolacaklarını biliriz. Yaşantımızla paralel hedeflerimiz olmalıdır örneğin Ferrarisini satan bilge de mantık ve hayal dengesini kurmuştu.

Bolluk ve bereket için varolan mevcut durumumuzu göz önünde bulundururken, yeteneklerimizi, becerilerimizi, hayallerimizi harmanlayalım ve artık daha geniş potansiyelimiz olduğunu görebilme, onlara izin verme, izin vermeyenleri salıverme zamanı. Böylece önceliklerimiz sırasıyla açılmaya başlar.

En önemlisi ise; bu süreçte hayallerimizi, bizi desteklemeyen aşağı çeken yakın çevremizle paylaşmayalım. Kendimizi onaylatma ve ispat etme ihtiyacında olmayalım.

Günlük rutinimizi spor, bol oksijen, sağlıklı ve dengeli beslenme ile sürdürelim.

Ertelemeye, kararsızlığa yenik düşmeyelim.

Lütfen geriye bakmayalım.

Aceleci olmayalım.

Nefes alıp durmayı bilelim.

Telaş etmeyelim.

Geçmişteki ezberlediğimiz ve sıkıldığımız yanlarımızı bırakmayı kolaylaştırmak için; bize zevk veren bir hobi edinelim.

Çocuksu neşemizi koruyalım.

Sevgi, huzur, gevşeme, bolluk, bereket, yaratıcılık enerjisi bedenimizde arttıkça, stres ve endişe azalır, gerisi daha kolay gelecektir.

Seray Şengel Akgün

images